26 Mayıs 2011 Perşembe

Eskilerden Eser Bir Yel

                       Bir garip ezgi duyarsınız,eskilerden...Kalbinizi avuçlarınıza alıp ezginin dizlerine yaslanmak istediğiniz türden.Bir garip müzik,bir garip tını bu...Müziği kulağınıza değdiği müddetçe güvende hissettiğiniz.

                  Peki ya sözler? Birileri sizden habersiz göğsünüzü açıp kalbinizden geçenleri kağıda dökmüş olmalı.Diyorsunuz ki;''Bu sözler benim.Sanki benim gibi,evet! mutlaka geçmişte aklımdan geçirdim bunları.''

                   Merak uyandırdı bu kadar kelam eminim.Ben henüz 5 yaşındayken ''daha dün annemizin kollarında yaşarken,çiçekli bahçemizin yollarında koşarken'' şarkısını söylerken çıkmış bu şarkı.Bilsemmm ahh! bir bilsem,''çocuk!'' derdim kendime,''Aşık olacaksın sonra şarkılara da.Annenin kolları,okulun yolları yetmeyecek.Var söyleme bunları,ömrün akibetin hep aşk senin.'' 5 yaşında anlamazdım şarkının güzelliğinden,15 yıl sonra bugün o şarkıyı söyleyen ben olabilseydim diyorum.
      
                  Eurovision'da Türkiye'yi temsil etmiş dün de bugün de kıymeti pek bilinememiş şarkımın.Sözleri Selma Çuhacı'ya ait,beste ve düzenlemesi Levent Çoker tarafından yapılmış,1996 yılında Şebnem Paker'in seslendirdiği 'Beşinci Mevsim'.

                  Şarkının müziği sözlerle birleşip nehir gibi yüreğinizden akıyor.Bende öyle bir his bırakıyor ya da.Şebnem Paker'in sesi ile uyum içinde,tek bir fazlalık kulağınızı rahatsız eden bir nota yok.Kemanlardan trombona,akordiyondan kontrbasa,yaylılar ve vurmalılar uyum içerisinde.Keman soloları içinizdeki ezgilerin yansıması gibi...

                       Çok mu yazdım,içimdeki duygu selinin yanında az mı kaldı bilmiyorum.İstiyorum ki,Aşık Kalem'in hem aşkına hem de kalemine yarenlik eden böyle eserleri herkes bilsin.Derler ki ''Bu denli sevilmez'',sorarım ki ''Böyleyse nasıl sevilmesin?''

                     Aşık Kalem iyi dinlemeler diler...


Kapandı son kapım, vuruldum bilmeden
Sakın o sen misin giden
Soyundu dallarım, delindi gökyüzü
Kaçıncı sonbahar bugün

Hep sondu, hep zordu, çok yordu yollar
Sen orada, ben burada bak yasta yıllar

Beşinci mevsime uyansa düşlerim
Hayaller ölmeden gel
Beşinci mevsime açılsa güllerim
Yeter bu sonbahar yeter

Kapandı son kapım, vuruldum bilmeden
Sakın o senmisin giden
Soyundu dallarım, delindi gökyüzü
Kaçıncı sonbahar bugün

Hep sondu, hep zordu, çok yordu yollar
Sen orada, ben burada bak yasta yıllar

Beşinci mevsime uyansa günlerim
Hayaller ölmeden gel
Beşinci mevsime açılsa yelkenim
Yeter bu sonbahar yeter

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder